AYAK SÜNNETİ-DEHŞETE DÜŞÜREN KADINLARA AYAK SÜNNETİ!..

Salı, Ekim 6, 2009 · Kategori: Dünya

DEHŞETE DÜŞÜREN KADINLARA AYAK SÜNNETİ!..
10. Yüzyılda Çin'de yaşayan Sung Hanedanı'nın başının küçük ayaklı kızları beğenmesiyle başlayan bir gelenek, kadınlar için korkunç bir işkenceye döndü.

10. Yüzyılda Çin'de yaşayan Sung Hanedanı'nın başının küçük ayaklı kızları beğenmesiyle başlayan bir gelenek, kadınlar için korkunç bir işkenceye döndü. 

 

Hanedanın emriyle ülkede bulunan bütün küçük kızların parmakları kırılarak ayakları demir kaba sokuldu.Bu işlem nedeniyle boyuna rağmen minicik kalan ayaklar inanılmaz bir tezat oluşturdu. kadın ayağının sünnet edilmesi olarak ta tanımlanan bu işkence, çektirdiği bütün acılara rağmen 9 yüzyıl boyunca eksiksiz uygulandı.

 

1950'li yıllara kadar uygulanan ayak sünneti bu yıllarda yasaklansa da hala bazı kadınlar küçük çocuklarına bu Çin işkencesini uyguluyor.

GELENEĞİN KÖKENİ!..

 

Geleneğin kökeni 10.yüzyılın ikinci yarısına dayanıyor.Tang hanedanına.İmparator Li yu'nun cariyelerinden biri altından yapılmış lotus çiçeği şeklinde bir platform üzerinde mücevherler arasında bir dans yapar.İmparator bundan çok etkilenince tüm saray kadınları arasında bir moda başlar.

 

3-5'li yaşlar arasındaki kızların ayak parmakları kırılır ve ipek sargılarla sarılır.Sonra demir ayakkabılar giyilir.Bu kızlar tek başlarına sokağa bile çıkamazlar.Bu yüzden iffeti temsil eden asil kadınlar olurlar.Böylece 20. yüzyılın başlarına kadar ayakları 7.62 cm'yi geçmeyen kadınlar aristokrat kesimin gözdeleri olurlar.

 

12.yüzyılda ortaya çıkan neokonfüçyanizm akımı da bu tarz ayak sünnetinin yaygınlaşmasına yardımcı oldu.Acı çeken beden olgun bedendir söylemi önem kazandı.Bir Çin atasözü bir annenin kızını ve aynı anda onun ayaklarını sevemeyeceğini söyler.Bu kadınlara ayak kırılıp sargılanıp altın lotus denilen demir ayakkabılar giydirildikten hemen sonra bir köle tahsis edilir ve ömür boyu birlikte yaşarlar.

 

Kız evlenince kayınvalide ve o öldüğünde de görümce kızdan sorumlu olur.1645te King hanedanı yasak getirir ancak başarılı olamaz.1911lerde Çin'li ve batılı misyonerler sayesinde bu olay suç sayılmaya başlar.3 aşamalı bir program dahilinde önce eğitim kurumlarında bilgilendirme,sonra halka hitaben genel bilgilendirmeler ve son olarak bu kadınların evlenmekden men edilmesi ile operasyon geçiren kadın popülasyonu azaldı.1950lerin sonunda bile hala uygulamanın tam olarak sona ermediği kaynaklara geçmiştir. 

 

Günümüzde özellikle dağlarda yaşayan köylüler arasında hala bu gelenek sürdürülmektedir.

 

İŞTE HALEN SAĞ OLAN O KADINLARDAN BİRİSİ..



habervitrini

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »